14 Mart 2010 Yazar admin
Kara’ cıların komutanı bir asker çağırmış. Asker
- “Emret komutanım” diyerek yanına gitmiş.
Komutanı yere yatmasını istemiş. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş. Komutan diğerlerine dönerek
-”İşte cesaret” demiş.
Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker yine
- “Emret komutanım “diyerek komutanının yanına gitmiş.
Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış daha sonra komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yereçakılmış ve can vermiş. Komutan da diğeri gibi dönerek
- “İşte cesaret ” demiş.
Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış. Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve
-”Emret komutanım” demiş. Komutan
- Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma demiş.
Asker;
- “Hadi lan” demiş.. Komutan diğer komutanlara dönerek
- “İşte asıl cesaret bu ” demiş.
Kategori Fikralar | Yorum yok »
14 Mart 2010 Yazar admin
Ülkenin birinde Kraliçe evlenmek için bir yarışma düzenlemeye karar verir.Dünyanin çeşitli ülkelerinden yarışmacılar katılmaktadır tabi Türkiye`den Nam-ı Kemal.Yarışma günü teker teker yarışmacılar elenip veda ederler yarışmaya.En son sıra bizimkindedir o da girer Kraliçenin yanına.Kraliçe der ki sana üç soru soracağım bilirsen evleneceğiz.Kraliçe üzerindekini çıkarır ve göğüslerini işaret ederek sorar “bunlar nedir”…
Bizimki pişkin pişkin cevap verir,”meme”…
Hayır der Kraliçe malesef bilemedin bunlar Everest tepeleri..
Ve göbeğini işaret edip sorar bu nedir???..
Bizimki yine gevşer soru basittir ve düşünmeden Göbek der.
Ama yine şaşırtıcı bir yanıt Kraliçeden.Maalesef bilemedin “Kudüs’ün merkezi” der.
Ve külotunu çıkarıp orasını işaret ederek sorar bu nedir diye.Bizimki yapıştırır cevabı hemen *m diye.
-”Maalesef bilemedin “Nil nehri”sende elendin” der.
Bizimki bozuk bir halde odadan çıkmak üzereyken zaten huylanmıştır gördüklerinden ve döner Kraliçeye söyle der.
-”Kraliçem ben bir şey sorabilirmiyim” “tabi” der kraliçe.
Bizimki tüm ihtişamiyla çıkarır şeyini ve sorar “bu ne”
Kraliçeden cevap gelir hemen *ik diye.
Maalesef der bizimki bilemediniz.
Kraliçe sorar nedir peki..Ve bizimki verir cevabi “Isanin asa’sı” der söze şöyle devam eder.
Alsam Isa’nin asasını elime,
salsam nil nehrinin en derin yerine,
çalarken çanlar Kudüs’ün merkezinde,
uzansam Everst tepelerine..
Kategori Fikralar | Yorum yok »
14 Mart 2010 Yazar admin
Fadime kumar oynuyormuş. Temel de arada sırada gidip soruyormuş:
- Nasıl gidiyor kanaryam?
- Kaybediyorum.
Bir müddet sonra yine:
- Nasıl gidiyor güvercinim?
- Kaybediyorum
Bu konuşma bülbülüm, serçem diye devam edince Cemal sormuş,
- Neden karına hep kuş isimleriyle hitap ediyorsun?
- Bu kadar kişinin içinde kuş beyinli diyemem ya! diye fısıldamış Temel.
Kategori Fikralar | Yorum yok »
10 Mart 2010 Yazar admin
İstanbul’a gurbete giden Erzurum’lu, dönüşte karısına İstanbul’lu hanımların, akşam eve dönen kocalarını, kapıda nasıl karşıladıklarını “Hoş geldin kocacığım, üşümüşsün, yorulmuşsun!” gibi kibar, nazik laflar ettiklerini anlatmış. Belli ki o da karısının kendisini öyle karşılamasını istiyor.Akşam eve gelmiş, kar, tipi, soğuk, karısı kapıyı açmış:
-Uyiyy kocacığım, it gibi titriyirsin…
Kategori Mühendis Fıkraları | Yorum yok »
10 Mart 2010 Yazar admin
Gecenlerde ünv’den bır arkadaşın doğum gününe gıttık. Ona muhabbet kuşu aldık. Dışarda bir işimiz vardı. Kuşu kutunun içinde eve bıraktık ve çıktık. Geldığimizde ise ilk önce eve ben girdim ve baktım koyduğumuz yerde kuş yok. Hemen arkadaşın babaannesine döndüm.
Arkadaşımın da babaannesı yaşlı; direk teyzeme yöneldim:
- “Teyze”
dedim:
- “Ne yaptın kuşu?”
- “Aa”
dedi:
- “O kuş muydu. Ben onu pasta sandım buzdolabına koydum”
Ben:
- “Ne”
dedim:
- “Buzdoabına mı koydun?”
Direk buzdolabına koştyum kapağını açtım baktım kuş karşımda. Neyse kuşu donmak üzereyken aldım. Biraz daha geç kalsam kuş donarak ölecek. Her neyse kuşu alır almaz arkadaşımın evlerinin altında veteriner vardı. Kuşu veterinere götürdüm. Yanımda bir arkadaşım da geldı. Veteriner benı kapıdan içeri girer girmez gördü:
- “Bu ne hal?”
dedi. Ben olayı kısaca anlattım:
- “Arkadaşın doğum günü vardı, arkadaşa doğum günü hediyesi olarak kuşu aldık”
dedım.
- “Kuşu masanın üstüne bıraktık, dışarıda bir işimiz vardı, onu hallettik. Eve geldiğimizde kuşu masanın üstünde değil buzdolabında bulduk. Arkadaşımın babaannesi yaşlı, kuşu pasta sanıp buzdolabına koymuş. Ben de alır almaz getirdim.
- “Ben de”
Dedi
- “Benzın var alın şu benzini kuşun gagasını açın bir damla damlatın bişi kalmaz”
Neyse benzini aldık kuşu eve götürdük. Daha sonra eve geldik kuşun gagasını açtık, bir kac damla benzin damlattık, benzin damlatır damlatmaz kuş kutunun içinden bir fırladı, evin içinde 4 dönüyoo. Şanssızlık işte balkon kapısıda açık kalmış. Kus balkon kapısından bır kactı o hızla karsıdada apt duvarı var kuş o hızla giderken apartman duvarına bır çarptı:((
- “Sence ne olmuştur?
- “Oldu mu?
dediğinizi duyar gibiyim.
- “Ölmedi, benzin bitti be yaww walla..”
Kategori Komik | Yorum yok »